28 Temmuz 2010 Çarşamba

Yeni Gözdemiz: Altın Çilek - Goldenberry

Bizim ülkemizde başbakanların bazı gıda malzemelerini meşhur edip bunları üreten ya da ithalatını yapan kişileri köşe haline getirmesi meşhurdur. Bundan birkaç yıl önce Tansu Çiller'in meşhur ettiği kuşburnu çayından sonra şu anki başbakanımızın meşhur ettiği ekinezya çayını hatırlarız hepimiz. Tüm aktarlarda ekinezya çayını tanıtırken başbakanın tavsiye ettiği, içtiği çay olarak bahsedilir oldu ekinezyadan. Şimdi de talih kuşu altın çileğin başına kondu. Geçen hafta her ne sebeptense (!) başbakanımız bir kuruyemişçiden altın çilek almak istemiş ve bu meyve o kadar çok satan bir meyveymiş ki kuruyemişçi istenen bir kiloyu sağlayamamış. Hal böyle olunca da memleketçe başladık bu altın çilek ne diye merak etmeye.. Kırk yıldır bildiğimiz meyveymiş gibi, çarşıda pazarda herkesi bu meyveyi sorar görüyorum. Nasıl bir marketing power var bu bizim başbakanlarda çözemedim gitti..




E ben de durur muyum, ben de hemen bu merakın üstüne sıcağı sıcağına anlatayım dedim sizlere altın çileği.. Altın çilek, orjinal adıyla 'goldenberry' , latince adıyla 'physalis peruviana' bir güney amerika meyvesi. Aslında biz böyle biliyoruz ama ilk vatanı güney afrikaymış. Misket büyüklüğünde, parlak sarı bir meyve. Olgun olduğunda tadı ekşiyle tatlı arasında. İçinde de küçük çekirdekleri var. Altın çileğin görünümünü özel yapan ise her meyvenin dışında, adeta özenle sarılmış, kağıt gibi kabuklarının olması. Çok dekoratif yapıyor bu özelliği onu, ve çok egzotik.




Altın çilek, özellikle meyve salatalarında ya da dekoratif amaçlı kullanılıyor. Benim bu meyveyi ilk gördüğüm ve tanıdığım kullanım şekli ise sütlü tatlıların üzerine, dış kabuğuyla birlikte dekoratif olarak kullanıldığı yerlerdi. Fransa'da bir flan (krem karamel tarzı bir tatlı) servisi yapılırken tatlının üstünde ya da yine tatlı olarak isteyeceğiniz bir peynir tabağının yanında koyup servis yapıyorlardı bizim altın çileği.. Bana sorarsanız tadı ve kokusuyla çok özel bir yeri yok bu meyvanın ama reçelden soslara, tazeden kurutulmuşa kadar bir çok formda tüketiliyor dünyanın her yerinde.

Şimdi bizim gazeteciler böyle bir konuyu bulunca, hemen başlamışlar bu küçük sarı meyveyi her derde deva diye poh pohlamaya. Bilmem maksatlı bilmem maksatsız, bana öyle geliyor ki hakettiğinden fazla bir talep patlaması yaşıyor sevgili sarı çilekler.. Kocakarı ilacı misali, birçok şeye iyi geldiğini iddia edenler var tabi bu meyvanın da ama aslı şu ki hiçbir faydası tıbbi olarak belgelenebilmiş değilmiş. Biraz araştırmayla bu bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Görünümü ve tadı güzel, söylendiği gibi kansere, şekere, romatizmaya falan iyi gelir mi bilmem.. ama fiyatı oldukça pahalı türkiyede. Avrupada Türkiye'den ucuz, benden söylemesi. Param bol diyorsanız alıp yiyiniz, afiyet olsun. Yararı var mıdır bilmem ama zararı olmadığı kesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder